Lilypie 5th Birthday PicLilypie 5th Birthday Ticker
İbrahim Eren'in duaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İbrahim Eren'in duaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2009 Salı

Zalime senin bedduan yeter küçüğüm..

Gazze'de yaşananlardan şimdiye kadar haberdar etmemiştim İbrahim Eren'i. Hatta haberleri bile netten takip ediyoruz ki, tvden O'da izlemek zorunda kalıp da etkilenmesin.
O'nun rengarenk hayalini kurduğu Dünya'yı, birkaç zalimin kan ile boyamak istediğini nasıl söylerim O'na..



Bugün karalama defterine kendini resmetmiş ve kendisine onlarca kol çizmiş, resimi bana gösterdiğinde o kadar çok kolun ne işe yaradığını sordum. Cevabı çok ilginçti, tüylerimi diken diken edecek cinsten..
-Çok uzaklarda kötü adamlar arkadaşlarımı öldürüyorlarmış, bu kadar çok kolum olursa onların hepsini dağlardan aşağı atabilirim ben.. dedi. Uzun zaman donuk bir şekilde resime bakakaldım, zaman sonra bunları nereden öğrendiğini sormak geldi aklıma,
-Öğretmenim anlattı. Bugün okulda arkadaşlarım için dua ettik dedi..

Söyleyemedim küçüğüm, diyemedim sana, O korkak zalimlerin arkadaşlarını ne kadar kalleşçe öldürdüklerini..;(( Sen yine onları dağlardan atabileceğini hayalle.. O kadar çok kolun olsun Senin.. Zalimi Sen dize getir.. Sen kurtar arkadaşlarını küçüğüm, biz yapamadık;((

28 Aralık 2008 Pazar

Hicri Yılbaşınız Mübarek Olsun..



ALLAH'IM

MAL verdiğin zaman SAADETİMİ

KUVVET verdiğin zaman AKLIMI

İKTİDAR verdiğin zaman BASİRETİMİ

BELA verdiğin zaman İMANIMI

NİMET verdiğin zaman MERTLİĞİMİ

GÜZELLİK verdiğin zaman İFFETİMİ

ZORLUK verdiğin zaman SABRIMI

BENDEN ALMA!

13 Aralık 2008 Cumartesi

Yemek duamız..


Bu soğuk günlerde karpuzlu bir fotoğraf içimizi ısıtsın istedim;)




El açtım Allah'ım sana
Akıl, fikir, doğruluk
İyi huylar ver bana.
Yemezsem büyüyemem,
Okuluma gidemem.
Güzel güzel yerim
Herşeyi yaratan
Allah'ıma şükrederim..



Resmi olarak yemek duamız bu, fakat yemek üzerine farklı dularımızda var.. Örneğin;
İbrahim Eren her gece bir biberon süt içmeden uyumaz ve biberon tam ağzına kadar dolu olmalıdır..Gün içinde süt verilmediği için, bir yudum süt bile süttür onun için:) Fakat bazen evde biberonu dolduramayacak kadar süt bulunduğu hatta nadirende olsa hiç süt olmadığıda oluyor.. Hiç süt olmadığı durumlardan bahsetmek bile istemiyorum:) fakat sütün biberonu tam dolduracak kadar yetmediği zamanlarda yaygara kopmaması için annesinin icat ettiği bir yöntem var;) Ellerimizi açıp,
''Allah'ım bana bu sütü verdiğin için sana şükürler olsun, öğrendimki sütü çok sevdiği halde bulamayan çocuklar varmış, sen onlara süt gönder Rabbim ve bu süt ile beni doyur afiyet ver'' bu duanın sonunda sütünü içip mışıl mışıl uyuyor.. İşte duanın gücü;)


(Bu arada biberonu bıraktığımızı bilenler için bir bilgilendirme:P Biz biberona yeniden başladık aslında hiç itirazı yoktu ama çok acı çekiyordu, çok sevdiği sütü bile bazen içmeden uyuyordu:( Annenin yüreği acıdı ve tekrar biberonla vermeye başladı sütünü, günler sonra sütü karşısına biberonla gelince gözlerindeki ışıltı herşeye değerdi..:) Askere gidene kadar sütünü biberonla içecek değil ya elbet onunda bir vakti vardır diyerek zamana bıraktık..)

Ne kadar çok biberon dedim. Başlığı biberon olarak atsaydım daha iyi olacaktı..:) neyse bırakayım artık yoksa yine ağzımdan (elimden) kaçacak:P

16 Kasım 2008 Pazar

Uyku Duamız..


Her çocukta olduğu gibi İbrahim Eren'in de gece korkuları var. Özellikle de odasını ayırdıktan sonra daha da arttı korkuları.. Ama benim gibi korkusunu bahane edip ebeveyn yatağına kaçmıyor:)
Ben korkusunu yenmek için çareler ararken İbrahim bana tüyoyu verdi;) Birgün onu yatırmak için yatağına eğildiğimde dualar mırıldandığını fark ettim..Kulak verdiğimde, ''Allah'ım korkuç kötüleri bağla, onları benim yanıma gönderme diyordu''..:) O küçücük yürek bile sığınacak biryerler arıyor, duanın gücüne inanıyordu demek.. Aslında bizde yatmadan önce beraber dua okuyorduk ama okuduğumuz dualar arapça olduğu için anladım ki, çocuğu tatmin etmiyormuş.. ''Sana dua öğreteyim onu okumak istermisin'' diye sordum.. ''Evet'' diye cevapladı.. Bu aralar bu duayı o kadar benimsedi ki öğle uykusuna yatarken bile mutlaka okumadan uyumuyor..Ve gecenin bir vakti yine bu duayı okuduğunu duyarsam anlıyorum ki hoşuna gitmeyen rüyalar görmüş..:)

Geldi uyku zamanı, huzur gönder Yarabbi
Bütün yaratıklara rahatlık ver Yarabbi
Güzel rüyalar görüp uyanalım inşaAllah
Lailaheillalah MuhammedRasulullah...

9 Kasım 2008 Pazar

Ya ölseydin karınca!



Karıncalar.. evimizde bizden başka uzun süre yaşamayı başarabilen tek canlılar..Şimdiye kadar hayvan ve bitki adına(balık, saksıda çiçek, bambu ve hatta hamam böceği vb. haşerat) her ne geldi ise evimize, fazla hayatta kalamadı malesef:( Ailemizden birini yemeden salıveridiğimiz Cennet papağanını dahil etmiyorum bu saydıklarıma.. Karıncalarında def-i için hertürlü yönteme başvurdum ama yoruldum kendi hallerine bıraktım artık..Onlarda benim yemeklerimi çok beğeniyorlar diyerek (kendimi böyle teselli ediyorum:D..) karışmıyorum gayrı..
Dün akşam mutfakta yemek hazırlığı yaparken İbrahim Eren'de ayaklarımın altında ufak bir karıncayı elindeki karton rulo ile oyununa dahil etmeye çalışıyordu, uzun süreli sessizliğinden sonra aramızdaki diyalog;
-Anne bu karınca ölmüş
- Ya! sanki az önce yaşıyordu
-Zaten yeni ölmüş
-Hym peki nasıl ölmüş?
-Bu rulo onu öldürmüş
-Koy bakayım o ruloyu yere..Kendi başına hareket edebiliyor mu?
-Hayır edemiyor
-Demek ki onu birisi eli ile tutuyordu
-Evet ben tutuyordum
-Yani bu ne demek oluyor?
-Karıncayı ben öldürdüm demek mi oluyor anne? Hüzünlü bir şekilde kafamı sallayarak,
-Sanırım öyle...dedim
Pişmanlığı her halinden belli oluyordu..Bir müddet daha izledi karıncayı ve birden feryad etti
-Anne karınca ölmemişş, canlanıyor..
-O halde Allah'a dua et dedim.. Ona sağlık versin..
Ama nasıl dua edeceğini bilmiyordu..Benden yardım istedi..Duayı ben söyledim O da tekrarladi..
''Allahim ben bu karınca ile yalnızca oynamak istemiştim, amacım onun canını yakmak yahut öldürmek değildi..Lütfen ona sağlık ver..Yuvasına, kendini bekleyen yavrularına gitsin..Bir daha hayvanlara bu şekilde davranmıyacam söz veriyorum Allah'ım..''
İbrahim'in yüzüne bir baktım ki gözleri nemlenmiş neredeyse ağlayacak..Kendime ne yapmaya çalıştığımı sordum.Çocuğa hayvan sevgisi öğretmeye çalışırken neredeyse travma yaşatacaktım:) Ya karınca ölürse.. İbrahim'in bu duygu yoğunluğu ile neler yaşayabileceğini düşündüm ve bıraktım ona dua ettirmeyi kendim içimden ''Allah'ım nolur yaşasın bu karınca'' diye dua etmeye başladım:)
Ve karınca yaşadı..:)Allah dualarımızı kabul etti. Şükürler olsun.. biraz sonra ayaklandı dolanmaya başladı fakat karıncanın ciddi bir travma yaşadığı belliydi:) dakikalarca olduğu yerde döndü durdu:) İbrahim 'Anne neden evine yavrularına gitmiyor burada dönüp duruyor?' diye sorunca, ' Sevincinden yavrum sağlığına kavuştu ya' diye cevap verdim:) Sanırım bundan böyle İbrahim artık yolda yürürken bile karıncalara yol verecek:D

2 Kasım 2008 Pazar

Ellerim küçük daha..


Ellerim küçük daha,
Yine de açıyorum sana,
Senindir hazineler,
Dilediğince ver bana.
Sevgi dolu her anım,
Ciğerim sana hep yanıyor aman
Zikrinle rahatlarım.
Yüreğim seni hep anıyor aman..
Şükretmemek ne ayıp!
Her an nimetin içindeyken.
Ah ne acı bir kayıp!
Seni bilmemek Sen varken.
Kalbimdedir İmanım,
Ciğerim sana hep yanıyor aman.
Çok şükür müslümanım,
Yüreğim seni hep anıyor aman..

(Neslihan Nur Türk)



Artık ''Dua'' bölümümüzde var, İbrahim Eren'in öğrendiği duaları da paylaşacağız sizlerle...