
Home Centre'yi bilen bilir, bilmeyenlerede anlatayım birazcık..
Home Centre, Arap ülkelerinde 50 den fazla mağaza ve showroomu olan, müşteriye en iyiyi getirme sloganını kendine hedef edinmiş, farklı ülkelerden ihraç ettiği (Çin, Türkiye gibi..) mobilya, mutfak eşyası, mefruşat vb.. ürünlerini pazarlayan, İKEA'yı kendine idol edinmiş çakma bir IKEA işte..
Bakmayın başlıkta teşekkür ettiğime, aslında çok kızgınım onlara.. Sadece kendilerine, yaptıkları eşekliği aylar sonra zoraki düzeltme çabasına girdikleri için müteşekkirim..
Bu yazım sadece Home Centre müşterilerini ilgilendiriyor gibi görünebilir fakat benim asıl sitemim Home Centre'ye ürün ihraç eden İSTİKBAL markasına..
Ramazan ayının son günlerinde Home Centrede beğendiğimiz ''Konya'' isimli bir köşe takımını satın almakla başladı benim bütün derdim:( Bir hafta sonra evime teslim edilen takımı monte ederken kullanma talimatının türkçe olması dikkatimi çekti önce, daha sonrada iç döşemelerinde İstikbal logolarını görünce kendi ülkemin malını satın almış olmak onure etti beni..( ne işe yarıyorsa..) Fakat akabindeki 10-15 gün içinde koltuklarda döşeme kumaşının altındaki dolgu malzemesi sabitlenmediği için yığılma ve potlanmalar oluşmaya başladı.. Durumu Home Centre yetkililerine bildirdiğimizde bizden sorunlu bölgelerin fotoğraflarını çekip getirmemizi istediler ve koltukların hatalı olduğunu kabul edip tamir için Cidde'ye göndereceklerini söylediler..
15 gün süren tamirden sonra koltuklar iade edildiğinde aynı ilk günkü gibi paketlenmiş haldeydiler. Eve teslim eden adamlara üst kartonlarını çıkarttırıp altındaki naylonlarına açmamalarını tembihledik. Koltuklar krem rengi ya elleri kirlidir şimdi, biz açarız düşüncesiyle:) sonrada teslim aldığımıza dair kağıdı imzalayıp gönderdik.. Koltukların üzerindeki naylon kaplamayı kaldırdığımızda gözlerimize inanamadık:) Ne mi çıktı? Koltuklar 15 gün önce tamir için verdiğimiz haliyle hiç dokunulmadan geri getirilmişti. Hatta abartmıyorum üzerine eşimin saç teli düşmüş o bile halen yerinde duruyordu:)
Silahlarımızı, badigartlarımızı kuşanıp :P Home Centre'nin yolunu tuttuk:) bizi gayet sakin karşılayıp cidden mii? sahi mii? diyerek havamızı aldılar ve ertesi gün tekrar gelin, bizde Cidde ile görüşelim neden böyle yapmışlar, gerekirse değişiriz diyerek geri gönderdiler.. Fakat ertesi gün mağazaya gittiğimizde karşımızda bir tane muhatap bulamadık:( ve neden sonra bize Cidde'ye ait bir numara verip muhatapımızın onlar olacağını söylediler. Biz de daha mağazada numarayı aradık, fakat karşımızdaki adam hazırlıklıydı ve koltukların tamiri için ellerinden o kadarının gelebildiğini söyledi (kaldı ki ben halen daha o koltukların Cidde'ye gidip geldiğine inanmıyorum çünkü üzerindeki saç teli hiç değilse yoldaki sarsıntıdan yer değiştirirdi:P) ve üzerinede ekledi, mağazamızda daha pahalı ürünler vardı onlardan alsaydınız madem.. ( sanki bizim sorunumuz ödediğimiz paraydı. bizim zorumuza giden ürünün tamire diye götürülüp aynı şekliyle geri getirilmesi, aptal yerine konmuş olmamızdı) bizde bunun üzerine Home Centre markasını ticaret odasına şikayet edeceğimizi söyledik(burada Tüketici hakları ticaret odasında aranırmış onuda yeni öğrenmiştik;)) karşı taraf oldukça pişkindi nereye kadar gidebiliyorsanız gidin, elinizden geleni yapın dedi bize.. O gün o koltukların üzerimize yamandığını düşünerek berbat bir moralle ayrıldık mağazadan:(
Daha sonraki günlerde bir dilekçe hazırladık ve Home Centre'nin Dubai'deki genel merkezine şikayet maili yazdık. sorunumuz giderilmezse ekteki dilekçeyi fatura ile birlikte ticaret odasına vereceğimiz söyledik..(biraz tehtidvari olmuş ama) Ve daha sonra öğrendik ki eğer haklı bulunursak Ticaret belgeleri bile ellerinden alınabilirmiş..
Sonraki günlerde benim hayatından vazgeçmiş kocam kah yoğun işlerini, kah unuttuğunu bahane edip hep vermeyi erteledi dilekçeyi.. Bende zaten ümidi kesmiş, koltukları nasıl başımdan atabilirim diye çareler aramaya başlamıştım..
Ta ki birgün, bir tanıdığımızın bize, önceki gün Home Centre'den alışveriş yaptım bana sizi tanıyıp tanımadığımı sordular ve telefon numaranızı aldılar dedi.. sabırla bize ulaşmalarını bekledik. neden sonra (ki en az bir ay geçti bunun üzerinden sanırım o güne kadar bizim tekrar mağazaya gitmemizi beklediler ama sonunda ya vicdanları daha fazla müsade etmedi:P yahut Dubai dilekçemiz işe yaradı bilemiyorum artık:))bize telefon açmayı akıl ettiler ve ertesi gün 10'da size gelecez diyip kapattılar telefonu:) bizim niçin geleceksiniz, napacaksınız diye sormamıza bile müsade etmediler..
Ertesi gün yanlarında elimizdeki takımın aynısıyla çıkıp gelmişlerdi..Aslında bu duruma bize sorulmadan karar verilmiş olmasına sinirlendim çünkü gelecek yeni takımda aynı seri üzerinden üretildiği için aynı sorunu çıkarması kuvvetle muhtemeldi ve zaten onlarda bende aynı sorunu çıkaracam der gibi bakıyorlardı:) ama bi kere kapıya kadar, üstelik yenisi ile gelmişlerdi sesimizi çıkarmayalım artık dedik.. Fakar bu sefer temkinliydim:) üzerlerindeki bütün ambalajları apartmanda açtırıp sağını solunu inceledim ve daha sonra evdeki koltukların çıkarılmasına müsade ettim.. Adamlar yeni koltukları içeri taşıyıp gitmek üzere iken eşim bana, monte ettirelim mi? diye sordu.. Boşver elleri kirlidir şimdi :) biz monte ederiz dediysem de, portmantoyu kaldırırken belini incittiğini bahane ederek adamlara gitmeden monte etmelerini rica etti.. Adam koltuğun ayağını takmak için koltuğu ters çevirdiğinde altının boydan boya kırık olduğunu gördük:( altındaki sandık kısmı tamamen içeri çökmüştü. Belkide bunu bilerek getirmemişlerdi ama biz ikinci sefer aldatıldığımızı düşündük:( Kocama kalsa sandığınıda kullanmayıveririz boşver kabul edelim diyordu ama ben evdeki eskileride, kırık yenileride ellerine verip gönderdim:). Aradan 10 dakika geçmeden Home Centre yetkilileri bizi arayıp sorunlu koltuklara karşılık mağazalarından istediğimiz bir koltuk takımını alabileceğimizi söylediler. Evet bizde bu kadar şeyden sonra inanamadık ama yaptılar:) ve ben eski takımdan tamamen alakasız, tamamıyla farklı, ÇİN MALI bir takım beğendim:) İki gün önce de evimize teslim edildi. Umarım bu koltuklarda artık bir problem çıkmaz çünkü kocam varsa bile sakın bana söyleme kaldır at daha iyi diyor:D napsın adamcağız bu kadar zaman zarfında benim ile Home Centre arasında en çok yıpranan O oldu:)
Sanki aylardır o koltukları sırtımda taşımak zorundaymışımda, birisi aniden sırtımdan indirmiş, kuş gibi hafiflemişim gibi hissediyorum şimdi kendimi..O günlere geri dönüp baktığımda, o günlerden bize, yaşadığım stresi saymazsam koltukların üzerinde çekilmiş birkaç tatlı fotoğraf ve mağazalarında telefonla konuşup her türlü hakareti işittikten sonra çıkarken, ağlayarak ''Aşkım ben artık eve gitmek istemiyorum o koltuklar sinirlerimi bozuyor'' diyen bana, bir taraftan göz yaşlarımı silerken ''Yapma bitanem bir koltuk için değer mi yenisini alırız hatta hemen gidip çıkartalım onları evden'' diyen kocamın tatlı tesellileri kaldı.. Ha tabi birde bir sürü tecrübe;) Örneğin, seneye Allah izin verirse Türkiye'de de bir evim olacak ven ben evime asla İSTİKBAL markasını sokmayacağım.. İstikbal gibi bir marka ihraç ürünlerini bu şekilde dandik üretmemeli. Hele de Türk kalitesine her şekilde güvenen arap ülkelerine...Home Centre mi? Hym.. çok cicili bişeler olursa onu belki düşünebilirim:P
Bu arada biz susmayıp hakkımızı aradığımız için ve ümidi kesmişken birden herşeyin değişivermesi bizi fena gaza getirmiş durumda:) sagımıza solumuza bakıp bizi kim dolandırdı şikayet etsek diye aranıyoruz:P
Şimdi sırada geçen hafta bize, tahlil için 200 riyal fatura kesip, bizden 300 riyal tahsil eden laborantta..;)